Hayatta biyerde kendini kaybettiğini anlayan kişilere imreniyorum. Ne biliyim; artık günlerin ne olduğunu karıştırıyordum, beş dakika önce ne yaptığımı bilmiyordum gibisinden klişeleri oluyor bu insanların. Düşünsene adam dip noktasını biliyor ne güzel. "O lanet halimden kurtuldum dostum", "O sıralar sana rastlasam lanet çeyreklik dilenirdim senden" gibi şeyler söylüyorlar. Peki şimdi insan yaşantısını analitik düzleme yatıralım, doğduğumuz anı sıfır noktası olarak kabul edelim ve vertikal eksende birden yüze kadar puanlandıralım hislerimizi. Bence herkes hayatının belli noktalarında sıfırı görmüştür. Yada ne biliyim sıfıra çok yaklaşmıştır falan. Böyle ele alırsak pek bi bok anlamıyoruz tabi dertli zenci dostumuzun geri dönüşümünü. Yani sıfır noktasında uzun bir süre durmuş desen de aynı şey, arada mutlaka mutlulukları olmuştur bu lanet adamın. O yüzden bir kural düzenine oturtmak lazım bunları. Mesela bir ay boyunca saniyesi saniyesine yaşadığı hisleri puanlandırıp ortalamasını alıp "bu ay da böyleyim işte" diyebilir mesela. Kafannı sikiyim dibini bilen insan. Burada insanlara hayatlarında birden büyük bir atağa geçebilecekleri ümidi verip kandırıyorsun bizi. Yarım saat önce tuvalete gittiğimde ondan yarım saat önce tuvaletimi yaptığımı hatırladım. Şimdi ben bu halimden "Abi dibe vurmuştum anlıyor musun beni.. böhüüü" diye bahsetsem hoş olur mu yani? Anlıyor musun beni?
Adam olun lafınızı bilin arkadaş!
No comments:
Post a Comment