Bir kokunun adı sanı hiçbir zaman pahalı markalar adı altında yer almadı kafamda.'iyot' ya da 'yosun' ya da çağrıştırdığı anılarla adlandırırım kokuları.ama şimdi etrafımda binlerce farklı kokunun markalarla dillendirilip adlandırıldığı bir sistem var.her sistemde o sistemin özelliklerini taşımayanlara olduğu gibi bunda da her an üzerinize sıktığınız kokunun adının sorulması riskiyle karşılaşabilir ve bilmediğiniz zaman kokusuzlar köşesine atılabilirsiniz.ve bu merakın nedenini anlayamadan kendinizi elinizde o şişeyle bulursunuz ve adın ne bakıyım senin derken okursunuz üstündekileri hani şu her sabah alelacele üstünüze sıkıpta önemsemediğiniz şişeyi.sonra kendinizden emin cevabını biliyorum artık diyerek devam ederken hayatınıza bu sefer farklı bir soru gelir: eau de toilette mi eau de parfume mü?şimdi önce hönk diye kalıp sonrasında arkada bir yerlerden fransız enstanteleri taşıyan melodiler duyduğunuzu sanırsınız,karşınızdaki bunu o kadar büyük bir ciddiyetle sormuştur ki bir anlık bu sorunun cevabını vererek aslında Nirvana'ya ulaşacağınız edasına kapılırsınız.evet işte şimdi bu sistemin ikinci evresi başlıyor ve siz o ne ki diye sorduğunuzda kokunun kalıcığıyla ilgili birtakım zırvalıkları dinleyip bunun hayatına çok şey katacağına kendini inandırmış kişiye saygı duyuyorsunuzdur(!).sistem kendi ritüelini kendi içinde bu sorularla ve deneyimlerle tamamlamış gibi gözüküyor şimdilik...
aslında parfüm olarak adlandırılan kokular dışında bu hayatın kendi içinde taşıdığı kokuların bize yüklediği anlamlar hepsinden daha büyük etkilere sahip.kadıköyde alkımın yanından geçipte beşiktaş iskelesinin önüne her geldiğimde beni karşılayan ve minibüslere kadar eşlik eden o koku mesela.iyot mu yosun mu diyerek yaşadığımız ikilemlerin her gün tekrarlandığı o lise yıllarını ve oradan geçerkenki hallerimizi bana hatırlatan o duyumsal an. ya da her sabah yatağımdan kalkıpta sabah mahmurluğuyla nerede olduğumu idrak edemediğim o saniselik anda hafif hafif yurt penceresinden giren rüzgarın getirdiği harikulade(!) fabrika kokusuyla bir an uyarılıp nerede olduğumu anlayışım ve kendime gelişim.peki ya yeni kesilmiş çimen kokusu işte o an anlarım baharın geldiğini ve kemiklerim ısınır her ne kadar güneş kendini geri plana çekipte soğuğu buram buram üzerima salsa da.peki ya şimdi bu kullandığın parfümün adı ne? parfümün eau de toilette mi,eau de parfume mü?
No comments:
Post a Comment