burayı okuyorsanız hayatınızdan pek çok şey kaybetmişsiniz yada kaybetmek istiyorsunuzdur. burada küçüklere, gençlere, erişkinlere veya yaşlılara göre bir materyal yoktur. okunmamak üzere yazılır, arada sırada "aa ne güzel olmuş" denir ve hatırlanmamak üzere kapatılır.
Monday, December 28, 2009
respect the badge, he earned it with his blood
Ruhumun karanlık derinliklerinde(anne ben emo oldum) birgün bir şekilde bu hayattan bir kaçış arıyorum. Lanet olsun ki bu bedene sıkıştım. Ama her zaman bir çıkış yolu vardır. Olması gerekir. Ben mesela bu yaştan sonra bi yatta güneşlensen ne yazar? Eywallah bu kadar sıkıntıdan sonra bi ödül gibi falan ama, ya buna default olarak sahip olanlar? Ne biliyim onlar böyle daha bi şanslılar gibi lan. Hani yaz tatilinde gidebilecekleri bi yazlıkları falan var, olmadı yazlığı olan arkadaşları var. O arkadaşları da koy göte bi tip varsa yoksa parti parti. Mesela rüzgar sörfü falan yapıyo olsun bu koygöte eleman. Sabah kalkıyo mesela kahvaltıda jambon falan yiyo, giyiniyo hmm diyo bugün rüzgar iyiymiş falan. Bakıyo güneşe çok yakıyo. Bizim yancıyı çağırıyo, gel bi yağ sür sırtıma diyo. Geliyo yancı, akşam napalım falan diyo. Şurdaki villanın sahibi havuz partisi yapıyomuş falan muhabbeti dönüyo. Var mısın diyo gidelim kız/erkek kaldırırız bu akşam falan. Tamam lan diyo. Gidiyolar partiye, tekilalar, eroinler ortada. Alıyolar birer partner, götürüyolar eve falan. Sonbahar oluyo okula dönüyolar. Okul dediysek özel okul. Üsküdar Amerikan falan. Ha yani amına koyuyim ben bu oyunun. LvL 25'im daha Diablo: The Lord of Destruction'u nasıl kesiyim? Adam tek eliyle Tamrieli yoketmiş. Hell onun, Heaven'dan ezik bi hero gelmiş de nolmuş? Diablo onu da kesmiş abisini kurtarmış hapisten. Diyo ki sen mortalsın yaparsın koçum falan. Amk kolay mı ibne? Sen LvL99 sun yarrak? Benim xp 2.5 milyonsa seninki 2.5 katrilyon falandır. 2 haftadır oynuyorm daha yüzde 1 in falanım! Zengin ibne, eninde sonunda kesicem seni eywallah da iliğim kurudu lan! Ben kesmek istemiyorm ki seni canım kardeşim, bunlar birbirimize düşürüyolar bizi. Sen Hell'i Earth'e getirmek istiyosun, ben küçük adam seni engellemeye çalışıyorum? Ben gelince nolcak? Heaven gelcek mi? Yoo, Heaven heroları Earth'e karışmıyolar. E yarraam sen getir o zaman Hell'i elbet biri durdurcak sizi dimi? Durdurmuyorum lan! Bütün corrupted undeadlerin, bütün mana drainer, life sucker demonların senin olsun. Ben olmadıktan sonra neye yarar ki corpse eater magelerin? Nefret etmiyorum senden küçük/büyük burjuva, imreniyorum sana. Çünkü öyle veya böyle sen iyi de olsan kötü de olsan göz önündesin ve güzel bi hayatın var işte, ben bu duyguları yaşadıktan sonra para sıçsam ne olur ha? Çıkış yolu olarak da çok yarrak bişi söyliycem afedersin, çocuum olacak benim. O piç için yapıcam büyük ihtimalle. O bu duyguları bilmeyecek, ileride imrenilen piç olacak. İsterse ortam kızı olsun mutlu olsun da. Böyle o hayatlara imrenerek bakmasın da, dizilerde gördüğünü kendi yaşasın da gerisini sittiret ben korurum zaten öyle şeylerden. Son olarak yar-rock!
Saturday, December 26, 2009
saygı
Cuma günkü tarih dersi... İdris adındaki Cüppeli Ahmet Hoca fanı genç, sınıfta İstiklal Marşı'nın orjinal ve sözlerinden hiçbirşey anlaşılmayacak kadar kalitesiz versiyonu çalarken hocaya hiçbibok anlamıyoruz cinsinden veryansın eden gençleri kastederek hocaya bir soru sorar:
-Hangi milletin gençleri kendi marşına bile saygı göstermez hocam?
O andaki sinir bozukluğuyla cevap veremedim ama içimde de kalmasın:
-Ulan yarrak kafalı! Ben anlamadığı sözcüklere "Heralde iyi şeyler diyorlar" diyip Türkçesi varken Arapçasını okuyup tapan ekolden gelmiyorum. Ben sevdiğim şeyleri putlaştırmıyorum. Milli marş dediğiniz zırvalıktaki "Hakka tapan milletimin istiklal" yada "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" yada "Ezanlar ki şahadetin temeli" gibi zırvalıkları kabul etmiyorum, edemiyorum. Ben tektipleştirilemeyengillerdenim. Ben, hoca "YouTube'de daha iyisi var aslında" dediği zaman YouTube'e giriş yasağımızdan utanıyorum. Daha iyisi varken kötüsünü dinleyip, anlamasak bile şöyle şöyle diyor diyemiyorum. Göt kafalı! Durduralım müziği sen oku marşı! Anladıysan, yapabiliyorsan yap bunu! Şuanki versiyonunu söylersin çok kolay. Madem anlaşılabiliyor o dinlediğim yarrak gibi kayıt, söyle! Önüne geleni vatan haini ilan eden, saygısızlıkla suçlayan yarrak beyinliler. Alın ülkenizi götünüze sokun, siz vatanseverseniz ben de açıp götümü taksime çıkarım. Bu da böyle biline!
İşte o şarkı/türkü:
-Hangi milletin gençleri kendi marşına bile saygı göstermez hocam?
O andaki sinir bozukluğuyla cevap veremedim ama içimde de kalmasın:
-Ulan yarrak kafalı! Ben anlamadığı sözcüklere "Heralde iyi şeyler diyorlar" diyip Türkçesi varken Arapçasını okuyup tapan ekolden gelmiyorum. Ben sevdiğim şeyleri putlaştırmıyorum. Milli marş dediğiniz zırvalıktaki "Hakka tapan milletimin istiklal" yada "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" yada "Ezanlar ki şahadetin temeli" gibi zırvalıkları kabul etmiyorum, edemiyorum. Ben tektipleştirilemeyengillerdenim. Ben, hoca "YouTube'de daha iyisi var aslında" dediği zaman YouTube'e giriş yasağımızdan utanıyorum. Daha iyisi varken kötüsünü dinleyip, anlamasak bile şöyle şöyle diyor diyemiyorum. Göt kafalı! Durduralım müziği sen oku marşı! Anladıysan, yapabiliyorsan yap bunu! Şuanki versiyonunu söylersin çok kolay. Madem anlaşılabiliyor o dinlediğim yarrak gibi kayıt, söyle! Önüne geleni vatan haini ilan eden, saygısızlıkla suçlayan yarrak beyinliler. Alın ülkenizi götünüze sokun, siz vatanseverseniz ben de açıp götümü taksime çıkarım. Bu da böyle biline!
İşte o şarkı/türkü:
Thursday, December 24, 2009
horatius'u anlamak
İnsanın bir Englishman in New York durumundan New Yorklu zenci durumuna geçmesi sancılıdır sanırsam. Paris'ten postalandığını düşündüğüm Ubuntu Cd'sinin zorlu yolculuğunun 6 hafta sürmesi gibi birşey sanırsam. Ama Londra'dan Çanakkaleye yada New York'a yolculuk ne kadar zor olabilir ki? Urasil'in Timin olması peki? Bi metil grubu uzakta sadece, ama önemli olan Timin'in onu almayı istemesi... Ben Timin'i tanırım. İyi bazdır. Ama deoksiribonükleikasitte yer almak zor tabi. Asit sonuçta. Yıpratıyolar çocuğu. Aslında Urasil' de aynı. Ama urasil sitoplazma çocuğu. Dönüşmesi gerek daha karmaşık ve sancılı nükleus porlarından geçip deoksiribonükleikasitin yapısına katılabilmesi için. Kıssadan hisse; aslında yaşam abartılan bir olgudur. Önemli olan doğduğumuz zamandan bugüne kadar geldiğimizdeki değişimler falan değil, o an ne olduğumuz ne hissettiğimizdir. Geleceği düşünerek sıkılmanın hiçbir faydası yoktur. Daha da kıssadan hisse:
bilge ol, süz şarabı damla damla,
bu kısa ömürde bel bağlama boş umutlara.
daha biz konuşurken bile geçip gitmiş olacak
kıskanç zaman: yaşa doya doya gününü, olabildiğince az güven
yarınına!
Wednesday, December 16, 2009
şemsiyesiz komiteye girmek
Everything around youİkinci komiteye hazırlanmadaki son turuma girmeden önce buraya iz kaydı bırakmak istedim. İkinci olduğuna bakmayın aslında ilk ciddi kurul bu. İnsana günü gününe çalışmadığını acı acı hatırlatan, daha bir sürü not olduğunu farkettiğinizde üstüne daha da not ekleyen bir kurul bu. Sabbath Bloody Sabbath! Öncelikle nerede hata yaptığımı belirterek başlıyim. Ben reaksiyonun ne işe yaradığını bildiğimle bişi bildiğimi zannettim. Asıl sorun reaksiyonu katalizleyen enzimleri bilmekmiş. Çünkü bu enzimler daha karşımıza çok yerde çıkacakmış ve hayatımız artık bunlardan ibaret olacakmış. Günü gününe çalışmak lazımmış. Yoksa hepsi birarada işlemciye aşırı yüklenme yapıp herşeyi daha da zorlaştırıyormuş. Ayrıca bilgisayar diliyle anlatmaya çalışırsak, iki tane 100mb lık veriyi aynı anda kopyalamak ikisini ayrı ayrı kopyalamaktan daha uzun süre alır. Çünkü günümüz işlemcileri iki işlemi aynı anda götürebilecek kadar zeki değiller. İnsan beyninin bundan daha gelişmiş olacağını düşünmüyorum. Öss'ye son gece çalışmak gibi birşey bu. 1 haftadır boyuna beynime yeni terimler giriyor. Karıştırmıyorum. Ama hepsini de ezberleyemiyorum. Bildiğin pişmanım çalışmadığım için. Tıp fakültesinde ineklik bir gerçeklik, kesinlikle bir lüks değil. Oha ineğe bak 90'la geçiyor diye bir olay yok. Çalışmak fakültenin emri. Öyle 6 haftanın 3 haftası yatıyim 3 haftası çalışıyim diye birşey de yok. Öyle bi geçiyo ki o haftalar inanamazsınız. Ben bayaa hata yaptım. Hani çalıştım zannettiğim şeyleri de aslında çalışmamışım. Harbi pişmanım. Laklakla gemi yürümez gibisinden bi laf vardı. Ondan işte. Burada çalışmak okumaktan daha fazlası. Ezberleyip onu günlerce pekiştirmeniz gerek. Yoksa işin içinden çıkamıyorsunuz.
What's it coming to
God knows as your dog knows
God blast all of you
Sabbath Bloody Sabbath
Nothing more to do
Living just for dying
Dying just for you
Bunlar tıp fakültesi ikinci kurul hakkındaki tespitlerimdir. Öyle ben inek değilim, ben zekiyim çalışır geçer not alırım yok burada. Bari biyofizikten sıçtım biyokimyadan yırtıyim de yok. Sıçtığınızda baraj yiyorsunuz. Sıçmayın. Lütfen. Günü gününe çalışın. Bu da benim kendime notumdur.
p.s.: şemsiye nerede mi?
Friday, December 4, 2009
lale devri falan
Rushing through thirty
Getting older every day... by two
Drawing pictures of innocent times
Can you add color... inside these lines?
Eski zamanın çocuklarıyız hepimiz. Birey olamayan bedenimizle ancak bir toplumun parçası olabiliriz. Birlikten kuvvet doğar sözüne aşinayız. Bireylerin arasında yalnızız. Bilmediğimiz yerlere girmememiz söylenmiş bize. Yabancılarla konuşmamamız öğütlenmiş. Gördüğümüz her iyiliğin altında kötülük ararız. Karşılaştığımız her güzelliğe bok atarız. Onu kafamızda kirletiriz ki acınası halimiz biraz daha yaşanır kalsın. Her yüze güleni o kadar çok dost bildik ki, gerçek gülüşün nasıl olduğunu unuttuk. Bireyliğimizi hissetmemek adına kaybolduk yalanlarımızda. Çoğu zaman bir insan bile gerekmedi bize. Görmezden gelmek, sevmediğimize kendimizi inandırmak. Çok şey kaçırdık biz hayattan. Osmanlının torunlarıyız resmen. Yeniliğe, girişime kapalıyız. Cesur olan milyonlar savaşlarda öldüler. Arkaya kalan korkaklar birbirini yiyorlar. Milyonlarca spermin içinden bir tanesi, olmaması gerekeni, gidiyor yumurtayı döllüyor. Olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken bir zamanda geliyor dünyaya. Hep eksik hissediyor kendini. Aynı terbiyeyle, aynı eğitimle büyüyor. Çok şeyler kaçırıyor. Ama neden?
Sure it would change my perspective
I'm certain I would change today
I'm certain it would change our ways
Would things fall into place?
Wednesday, December 2, 2009
gereksiz vakit öldürme rehberi
Birçok şeyi eğer beğenirsem, gerçekten seversem bırakamayacağımı düşünürüm. Mesela FarmVille zımbırtısı. İyi güzel 28 milyon insan oynuyor bu oyunu falan? Amacınız ne sizin insanoğlu? Daha gereksiz birşey bulamadınız mı? Mesela The O.C. yi izlemeye başladım. California here we come falan alttan veriyorlar gazı. İpne hepsi bunların. Sahip olamayacağımız bir şeyi varoş edebiyatı yaparaktan bize sunuyorlar, biz de zaten monoton olan hayatlarımızdan kopup ekranın başına geçiyoruz. Fak yu dolfiiins! E iyi de yazıyorlar senaryoyu. Ver gazı alttan. Ayrıca başroldeki kızlar da güzel değil. Bir erkek olarak beni o diziye çeken ekstrem bi durum da yok. Ne istiyorsunuz bizim sıkıcı hayatlarımızdan ey senaristler? Siz çok mu mutlusunuz orda? Ne var yani insanlar defile düzenleyip, çıkışında parti yapıp esrar çekiyorlarsa? Ya da kızı sabaha karşı eve gelmesine rağmen, bi iyi misin kızım, yavrucağum, canım benim diye sormayan o baba(!) ne var yani? Metal belgeselindeki gibi siz orda düzüşedurun biz burada 40 bin metalhead'le birlikte mutluyuz diyebilmek isterdim. Halbuki burada 183 tane gerizekalıyla bir aradayım, mutsuzum. Buradan beni kazandınız belki tamam. Peki lan. Bu sefer amerikaya karşı kaybetmiş olabiliriz. Ama yüce davamız devam edecek. Sakaryada olduğu gibi bir milleti küllerinden doğuracağız. Hem rusların vodkası güzel gayet. Sizin sigaranıza kalmadık. Esrarınıza da, zaten o konuda kürt kardeşlerimiz uzmanlaşmış durumdalar. Sen müzik olmadan ders çalışamama bilir misin amerikalı senarist? Çok öfkelendim şimdi. Gidip biyofizik çalışıyim da gelişmekte olan ülkemin insanlarının doğru miktarda radyasyon aldığından emin oluyim. O değil de lan, kanseri de gelişmiş ülke hastalığı yaptınız ya... Ya lan neyse ben bişey demiyorum...
Tuesday, December 1, 2009
brighter than a thousand suns
Please tell me now what life isZamanı gelince düşünücez tabi. Lan ne yaptım ben bu yaşıma kadar?("lan" rtük tarafından onaylanmış, bir hakaret değilmiş) Niye yaşıyorum ki ben? Bugün ölsem hayatımdan ne kaybederim ki. O kadar sıkıntı çile, ezber, kıskançlık, özentilik, tartışma, sahtekarlık, ikiyüzlülük... Mesela yarın okula gidicem. Amaç? Benim için zerre kadar önemi yok okulun falan. Amaç itibar, saygınlık falan. Yüksek not almayı istememin tek sebebi öteki sınavlara daha az çalışmak. Bu mu lan hayat? Zerre kadar böyle doktor oluyim de bi sikim faydam dokunsun dünyaya falan yok! Şimdi gencecik çocuğum 19 yaşındayım. Bugünden itibaren herşey mükemmel gitse 31 yaşımda uzman doktor oluyorum. İyi de ne uzmanı? Uzman işte. Doktor işte. Dünyadaki bütün dizileri izlemek, bütün oyunları oynamak, bütün elektronik aletleri kullanmak istiyorum. Tarihi merak ediyorum. İnsanlığı merak ediyorum. Gerçekten mesela Musa halkını alıp firavundan kaçarken orada olmak istiyorum. İzlemek istiyorum olanları. Atatürk Conkbayırı'nda askerlerine ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum dediğinde, onu o askerin gözünden görmek istiyorum. İlk bok kafalı hücre oluştuğunda nasıl olaylar oldu bunu anlamak istiyorum. Mars'ın ovalarında yürümek, Satürn'ün halkalarında uçmak istiyorum. Bir yıldızın kendini yokedişini görmek, oluşan karadeliğin içine girmek istiyorum. Bunları yaşayabileceğimi bilsem, mesela deseler ki seni karadeliğin içine atıcaz, en azından karadeliğe girene kadar hayatta kalıp o anı görebileceksin deseler, hiç düşünmem. Atlarım o bilinmezliğin içine. Evrende o kadar çok şey var ki. O kadar çok duygu, o kadar çok güzellik... Bazen çok aciz bir tür olduğumuzu düşünüyorum. Atıyorum şöyle bişi olabilir mesela köpekler
Please tell me now what love is
Well tell me now what war is
Again tell me what life is
All the nations are rising
Through acid veils of love and hate
Chain letters of Satan
Uncertainty leads us all to this
All the nations are rising
Through acid veils of love and hate
Cold fusion and fury
Subscribe to:
Posts (Atom)