Sunday, February 21, 2010

embedding disabled by request

Role model diye bir zırvalık var. Scrubs şuana kadar "My Role Model" "Her Role Model" "Our Role Models" adlarında üç bölüm yaptı yanılmıyorsam.

i'm not a robot without emotions-i'm not what you see
i've come to help you with your problems, so we can be free
i'm not a hero, i'm not a saviour, forget what you know
i'm just a man whose circumstances went beyond his control
beyond my control-we all need control
i need control-we all need control

Bugün de Windows 7 eleştirime* sevgili bir sözlük yazarı, öyle eleştirmek olmaz, "beğenmedim, almayın" yazacaksın dedi. Hey allahım ya. O değil de 20 olcaz nerdeyse, şurada bi aksilik çıkmazsa sağlıklı yaşayabileceğim 40 yılım kalmış. 20 olunca daha bi hadi üçte biri gitti gerisini iyi geçirelim bari deniliyormuş. 30 olunca, gitti anasını satim yarısı hiçbibok yapmadık iyi mi deniyormuş. 40 olunca, çoğu gitti azı gitti ben ne yaptım zamanı geri alamıyorum diyip manyanıyormuş. Yerim sizi. Sonuçta dünyada hayat denilen oluşumu sürdüren, ki bu oluşum bizden milyonlarca yıl önce kendini bilmez atom parçacıkları tarafından atıldı, milyonlarca canlıdan biriyiz. Duygularımıza sıçıyim. Mükemmeliyetçiliğimize sıçıyim. Ben yaptım olduculuk gerek bize. Fatih Terim olmalıyız. Arkaya bakmayıp günü yaşayıp ileriye bakmalıyız. Domo arigato Fatih Hoca. 100 yıl sonra insanın duygularını bir şekilde kontrol edebilmeyi başarınca asıl güzel olacak. Güzel günler göreceğiz. İnsanın doğası diğer canlıların doğasından pek de farklı değil. Biz yarattığımız ekonomi, falan gibi düzenlerle hayatı rayına koyuyoruz. Yani bir raya ihtiyaç duyuyoruz. Öteki hayvanlar işiyolar yani ne var. Biz de belli bir yere işiyoruz sonuçta. Gidip salondaki halıya işemiyoruz. Hayvan da afrikadand kaçıp New York'a gelmiyo durup dururken. Kendi çevresine işiyo. Dolayısıyla, hayata ne kadar anlam yüklesek de aslında bizim hayatı raya sokmamızdan öteye gidemiyor. Yani ne biliyim anca büyük raya daha bir konfor katabiliriz. Bu ezikliğin farkına varanlar genelde kendilerini daha büyük bir güce teslim ediyorlar. Hayatından memnun kısım ise tabii ki yok öyle bişi bakın biz yaptık oldu( bkz: fatih hoca) diyorlar.

Ey sudan karasal yaşama geçen sevgili su canlısı. Ey yıllardır evrimini tamamlayamamış sevgili kurbağalar. Kardeşlerim. Rakı şişesinde balık olmak vardı şimdi. Artık evden eğleniyoruz. Eskiden bir hafta evden çıkmayınca bir sorun olduğu düşünülürdü. Şimdi mesela bana çok doğal geliyor. Bir ay evden çıkmadığım oldu mesela. Ey canlılık. Vücudumuzu varlığını sürdürmek için bir araç olarak kullandığın belli. Ne biliyim,  varlığını daha kolay sürdürmek için seksi zevk haline isviçreli bilim adamları getirmedi yani. Neyse işte, sana sözüm şu: şurda yaşayacağım ömür kaç sene? Sikme iki kuruşluk zevkimizi...

No comments:

Post a Comment