bilge ol, süz şarabı damla damla,
bu kısa ömürde bel bağlama boş umutlara.
daha biz konuşurken bile geçip gitmiş olacak
kıskanç zaman: yaşa doya doya gününü, olabildiğince az güven
yarınına!
burayı okuyorsanız hayatınızdan pek çok şey kaybetmişsiniz yada kaybetmek istiyorsunuzdur. burada küçüklere, gençlere, erişkinlere veya yaşlılara göre bir materyal yoktur. okunmamak üzere yazılır, arada sırada "aa ne güzel olmuş" denir ve hatırlanmamak üzere kapatılır.
Thursday, December 24, 2009
horatius'u anlamak
İnsanın bir Englishman in New York durumundan New Yorklu zenci durumuna geçmesi sancılıdır sanırsam. Paris'ten postalandığını düşündüğüm Ubuntu Cd'sinin zorlu yolculuğunun 6 hafta sürmesi gibi birşey sanırsam. Ama Londra'dan Çanakkaleye yada New York'a yolculuk ne kadar zor olabilir ki? Urasil'in Timin olması peki? Bi metil grubu uzakta sadece, ama önemli olan Timin'in onu almayı istemesi... Ben Timin'i tanırım. İyi bazdır. Ama deoksiribonükleikasitte yer almak zor tabi. Asit sonuçta. Yıpratıyolar çocuğu. Aslında Urasil' de aynı. Ama urasil sitoplazma çocuğu. Dönüşmesi gerek daha karmaşık ve sancılı nükleus porlarından geçip deoksiribonükleikasitin yapısına katılabilmesi için. Kıssadan hisse; aslında yaşam abartılan bir olgudur. Önemli olan doğduğumuz zamandan bugüne kadar geldiğimizdeki değişimler falan değil, o an ne olduğumuz ne hissettiğimizdir. Geleceği düşünerek sıkılmanın hiçbir faydası yoktur. Daha da kıssadan hisse:
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment