Wednesday, December 2, 2009

gereksiz vakit öldürme rehberi

Birçok şeyi eğer beğenirsem, gerçekten seversem bırakamayacağımı düşünürüm. Mesela FarmVille zımbırtısı. İyi güzel 28 milyon insan oynuyor bu oyunu falan? Amacınız ne sizin insanoğlu? Daha gereksiz birşey bulamadınız mı? Mesela The O.C. yi izlemeye başladım. California here we come falan alttan veriyorlar gazı. İpne hepsi bunların. Sahip olamayacağımız bir şeyi varoş edebiyatı yaparaktan bize sunuyorlar, biz de zaten monoton olan hayatlarımızdan kopup ekranın başına geçiyoruz. Fak yu dolfiiins! E iyi de yazıyorlar senaryoyu. Ver gazı alttan. Ayrıca başroldeki kızlar da güzel değil. Bir erkek olarak beni o diziye çeken ekstrem bi durum da yok. Ne istiyorsunuz bizim sıkıcı hayatlarımızdan ey senaristler? Siz çok mu mutlusunuz orda? Ne var yani insanlar defile düzenleyip, çıkışında parti yapıp esrar çekiyorlarsa? Ya da kızı sabaha karşı eve gelmesine rağmen, bi iyi misin kızım, yavrucağum, canım benim diye sormayan o baba(!) ne var yani? Metal belgeselindeki gibi siz orda düzüşedurun biz burada 40 bin metalhead'le birlikte mutluyuz diyebilmek isterdim. Halbuki burada 183 tane gerizekalıyla bir aradayım, mutsuzum. Buradan beni kazandınız belki tamam. Peki lan. Bu sefer amerikaya karşı kaybetmiş olabiliriz. Ama yüce davamız devam edecek. Sakaryada olduğu gibi bir milleti küllerinden doğuracağız. Hem rusların vodkası güzel gayet. Sizin sigaranıza kalmadık. Esrarınıza da, zaten o konuda kürt kardeşlerimiz uzmanlaşmış durumdalar. Sen müzik olmadan ders çalışamama bilir misin amerikalı senarist? Çok öfkelendim şimdi. Gidip biyofizik çalışıyim da gelişmekte olan ülkemin insanlarının doğru miktarda radyasyon aldığından emin oluyim. O değil de lan, kanseri de gelişmiş ülke hastalığı yaptınız ya... Ya lan neyse ben bişey demiyorum...

No comments:

Post a Comment