***disclaimer***
aşağıda yazılanlar sadece bana özgü olup tüm insanoğluna maledilmemiştir. "aaa ben de yaşadım bunları", "sensin o manyak" gibi tepkiler beni ilgilendirmez.
***disclaimer***
pazar gününün gelişiyle birlikte başlar.
Semptomlar:
1)Şiş Kafa
Hasta sabah uyanmak istemez. Sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte zaten çabucak geçecek olan bir günün başlamasını istememesindendir.
2)Moronluk
Hasta ne yaşadığına anlam veremediği için afallar. Gelmesini sabırsızlıkla beklediği haftasonu bitmiştir. Yatakhaneye gidecekse evden ayrılma vakti gelmiştir. Gündüzlüyse yarın okulun başlayacağını bilir. Moronca davranır. Ama daha tam belirtiler görülmediği için ne yaşadığına anlam veremez.
3)Ağızdaki Garip Tat
Hasta o gün yediği yiyeceklerden farklı bir tat alır. Bazıları buna "ayrılığın tadı" der.
Tetikleyici Unsurlar:
1)Ütü Kokusu
Annenin yaptığı ütü hastada pazar gününün geldiğine ve artık gideceğine dair düşünceler oluşmasına yol açar. Ütünün o buhar kokusu, ciğerlerine dolar ve hastanın zihninde imgeler oluşmasına yol açar.
2)Banyo
Hastamızın annesi, hastayı iyice bi temizlemeden yeni haftaya başlatmak istemez. Bu yüzden zımparalar gibi lifleyerek hastayı iyice temizler. Bunun tam etkisi hala bilinememektedir.
3)Bavul
Bu sadece yatılı hastalarımıza özgü olup, bir bavulun fiziksel varlığının yanında doldurulmayı bekler pozisyonu hastada yıkıcı etkiye yol açar.
Tedavi
Henüz bilinen bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastanın tek yapabileceği şey o günü anlamlı kılabilecek birşeyler yapmasıdır.
Gördüğünüz gibi pazar sendromu denilen hastalık günümüzün gençlerinin başına gelen belalı bir hastalıktır. Annem babamdan öğrendiğime göre emeklilikte geçiyormuş. Esen kalın efenim
No comments:
Post a Comment