burayı okuyorsanız hayatınızdan pek çok şey kaybetmişsiniz yada kaybetmek istiyorsunuzdur. burada küçüklere, gençlere, erişkinlere veya yaşlılara göre bir materyal yoktur. okunmamak üzere yazılır, arada sırada "aa ne güzel olmuş" denir ve hatırlanmamak üzere kapatılır.
Thursday, August 20, 2009
hiçbirşey yokken yapacak birşey bulma sanatı
ahmet efendi 32 yaşında bir adamdı. 14 yaşından beri araba tamirciliği yapıyordu. işi babasından öğrenmişti. 16 sında evlendi. 17 sinde ilk erkek çocuğu oldu. 18 inde ikincisi. 19 unda babasını kaybetti. 20 sinde bir kız çocuğu oldu. 18 yıldır araba tamirciliği yapıyordu. 16.yy falan. sonra ışıklar çaktı gök gürledi. göz kamaştırıcı bir parlaklığın arasından birisi çıkıverdi. bu manyak deli gelecekten geliyordu ve adama hayatın sordu. adam anlattı. sabah 5 te kalkıyor namaz kılıyordu. sonra şehirdeki kuyuya gidip su alıyor 7 de kahvaltısını ediyordu. biraz manyak bi adamdı o kadar sıkıcı hayatım var ki bari saati saatine yapıyim diyodu. 7 buçukta dükkanı açıyodu. elinde çok iş olmadığı için uzata uzata yapıyodu işleri. hava kararmadan kapıyodu dükkanı evine geliyodu. kitap falan olmadığı için evde ya karısını dövüyodu, ya da arkadaşlarla toplanıp poker falan oynuyolardı. sonra gelecekten gelen bu adam buna satrancı öğretti. bigün kral geldi bu köye, "en iyi satrancı kim biliyosa gelsin benimle oynasın ne istiyosa vercem" dedi. gelecekteki adamdan satrancı öğrenen ahmet efendi elden ayaktan çekildi böyle eve kapandı manyak zihinden satranç oynadı çünkü ona satrancı öğreten çük kafalı salak satranç tahtası yapmayı öğretmemişti adama. sonunda adam kafayı yedi. en azından hiçbirşey yapmasa da satranç yaptı! hikaye bitti
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment